DUYURULAR

Aktifte Yer Alan Bir Gayrimenkulün Tam Bölünme Yoluyla Ayrı Bir Şirkete Devri


 

KEMAL ZİYA İRGİ SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK OFİSİ

 

Aktifinde tek bir gayrimenkul bulunan bir şirketin, bu gayrimenkulü ayrı bir şirkete çıkarma ihtiyacı, ticari hayatta sıkça karşılaşılan bir yeniden yapılanma sorunudur. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, bu tür yeniden yapılanmaları esas olarak iki müessese üzerinden düzenlemektedir: kısmi bölünme ve tam bölünme. Ancak 7456 sayılı Kanun'un 20'nci maddesiyle 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren gayrimenkuller kısmi bölünme kapsamından tamamen çıkarılmıştır. Bu değişiklikten sonra, tek bir gayrimenkulün kayıtlı değer üzerinden ve vergisiz şekilde ayrı bir şirkete aktarılabilmesinin tek yolu, tam bölünme müessesesi haline gelmiştir.
 

Bu çalışmada konu üç eksende ele alınmaktadır: öncelikle 5520 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri incelenmekte, ardından 1 seri no'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin konuya ilişkin açıklamaları derlenmekte, son olarak da akademik literatürde tam ve kısmi bölünme müesseselerinin ele alınış biçimi özetlenerek pratik bir değerlendirmeye yer verilmektedir.

 

I. Kanuni Çerçeve: 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu
 

1.1. Tam Bölünmenin Tanımı (KVK madde 19/3-a)
 

Kanun'un 19'uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre tam bölünme, tam mükellef bir sermaye şirketinin tasfiyesiz olarak infisah etmesi suretiyle bütün mal varlığını, alacaklarını ve borçlarını kayıtlı değerleri üzerinden mevcut veya yeni kurulacak iki veya daha fazla tam mükellef sermaye şirketine devretmesi ve karşılığında devreden şirketin ortaklarına, devralan şirketlerin sermayesini temsil eden iştirak hisselerinin verilmesidir. Kanun, ortaklara verilecek hisselerin itibari değerinin yüzde onuna kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesine izin vermekte, bu durum işlemin tam bölünme sayılmasına engel oluşturmamaktadır.
 

Tanımdan çıkan en önemli sonuç, tam bölünmenin bölünen şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesini zorunlu kılmasıdır. Türk Ticaret Kanunu'nun 159'uncu maddesi de aynı doğrultuda, tam bölünmede şirketin tüm malvarlığının bölümlere ayrılarak diğer şirketlere devrolunacağını, bölünen şirketin ortaklarının devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap edeceğini ve bölünen şirketin tasfiyesiz olarak sona ererek ticaret sicilinden silineceğini hükme bağlamaktadır.
 

1.2. Kısmi Bölünme ile Karşılaştırma ve Gayrimenkullerin Durumu
 

Aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendinde düzenlenen kısmi bölünmede ise şirketin tüzel kişiliği devam eder; yalnızca bilançodaki belirli kalemler ayrı bir şirkete aktarılır. 7456 sayılı Kanun'un 20'nci maddesiyle yapılan değişiklikten önce, kısmi bölünme kapsamına giren varlıklar arasında gayrimenkuller de sayılmaktaydı ve tek bir gayrimenkul, üretim veya hizmet işletmesinden bağımsız olarak kısmi bölünmeye konu edilebilmekteydi. 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren ise gayrimenkuller bu kapsamdan çıkarılmış olup, kısmi bölünmeyle yalnızca en az iki tam yıl elde tutulan iştirak hisseleri ile üretim veya hizmet işletmeleri devredilebilmektedir.
 

Bu değişikliğin doğrudan sonucu, tek bir gayrimenkulün vergisiz şekilde ayrı bir şirkete çıkarılmasının artık yalnızca tam bölünme yoluyla mümkün olmasıdır. Zira kanun metninde, tam bölünmede devre konu varlıkların türüne ilişkin kısmi bölünmedekine benzer bir sınırlama veya işletme bütünlüğü şartı bulunmamaktadır; tek şart, bölünen şirketin tüm mal varlığının kayıtlı değerle ve eksiksiz biçimde en az iki şirkete paylaştırılmasıdır.
 

1.3. Vergileme Esası (KVK madde 20)
 

Kanun'un 20'nci maddesi, 19'uncu maddedeki şartlara uyulması kaydıyla, bölünme işleminden doğan kârların hesaplanmayacağını ve vergilendirilmeyeceğini; münfesih kurumun yalnızca bölünme tarihine kadar elde ettiği kazançların vergiye tabi olacağını öngörmektedir. Bu düzenleme, tam bölünmenin ticari hayatta tercih edilmesinin temel nedenini oluşturmakta; işlem kurumlar vergisinin yanı sıra katma değer vergisi ve tapu harcı gibi diğer vergi ve harçlardan da istisna tutulmaktadır.
 

II. 1 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'ndeki Açıklamalar
 

Kanun hükümlerinin uygulanma biçimi, 1 seri no'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin ilgili bölümlerinde ayrıntılandırılmıştır. Tebliğin "19.2.1. Tam bölünme" başlıklı bölümü, kanundaki tanımı tekrarlayarak bölünen şirketin tüm mal varlığının iki veya daha fazla şirkete geçtiğini ve bölünen şirketin ortaklarının devralan şirketlerin ortaklık paylarını iktisap ettiğini belirtmektedir. Aynı bölümde, bölünen şirketin varlıklarının kayıtlı değer üzerinden devralan şirketlere aktarılacağı, bu değerin de Vergi Usul Kanunu'nun 265'inci maddesinde tanımlanan muhasebe kayıtlarındaki hesap değeri olduğu açıklanmaktadır.
 

Tebliğin "20.2. Tam bölünme halinde vergileme ve beyan" başlıklı bölümü ise, Kanun'un 19'uncu maddesi uyarınca yapılacak tam bölünmelerde münfesih kurumun yalnızca bölünme tarihine kadar elde ettiği kazançların vergilendirileceğini, bölünmeden doğan kârların hesaplanmayacağını ve vergiye tabi tutulmayacağını, bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumların bu işlemi bir bütün olarak yerine getirmekle yükümlü olduğunu ortaya koymaktadır.
 

Tebliğin "9.2. Devir ve bölünme durumunda zarar mahsubu" başlıklı bölümü de tam bölünmeyle bağlantılıdır: buna göre tam bölünme işlemi sonucunda, bölünen kurumun öz sermaye tutarını geçmeyen ve devralınan kıymetle orantılı zarar kısmı, devralan kurum tarafından kazançtan indirilebilmektedir. Bu düzenleme, tam bölünmenin yalnızca varlık devrini değil, belirli koşullarla geçmiş yıl zararlarının da devrine imkân tanıdığını göstermektedir.
 

Tebliğ, kısmi bölünmeye ayrılan "19.2.2" bölümünde ise üretim veya hizmet işletmelerinin devrinde işletme bütünlüğünün korunması şartını açıkça arar; bu şart tam bölünmeye ilişkin bölümlerde yer almamaktadır. Uygulamada bu fark, tam bölünme yoluyla bir gayrimenkulün, hatta üretim veya hizmet işletmesine tahsisli bir gayrimenkulün dahi, bu işletmeden ayrı bir şirkete konulabilmesine imkân tanıyan bir unsur olarak değerlendirilmektedir.
 

 

Macun Mah.190 Cad Gimat Gıda Toptancılar Sitesi N:343 Yenimahalle/Ankara T: 0(312) 395 9588 E-Mail: muhasebe.kemal_irgi@hotmail.com

 

 

 

KEMAL ZİYA İRGİ SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK OFİSİ

 

 

III. Akademik Literatürde Konunun Ele Alınışı
 

Tam ve kısmi bölünme müesseseleri, Türk vergi ve ticaret hukuku literatüründe doğrudan işlenmiş konulardır. Aşağıdaki üç çalışma, konuyla doğrudan ilgili akademik kaynaklar olarak öne çıkmaktadır.
 

Ulusan, H. ve Koçsoy, M. (2011), "6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu'na Göre Tam Bölünme İşlemi: Vergilendirme Karşısındaki Durumu ve Muhasebeleştirilmesi", Ankara SMMMO Muhasebe ve Vergi Uygulamaları Dergisi, 2011/3. Çalışma, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre sermaye şirketlerinde tam bölünme işleminin vergisel durumunu ve muhasebeleştirme yöntemlerini incelemekte; tam bölünmeye konu varlık ve borçların cari veya kayıtlı değer üzerinden nasıl muhasebeleştirilebileceğini karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Yazarlar, Kurumlar Vergisi Kanunu madde 19'daki şartların sağlanması hâlinde tam bölünme işleminin damga vergisi hariç hemen her türlü vergi ve harçtan istisna tutulduğunu vurgulamaktadır.
 

Ulusan, H. ve Koçsoy, M. (2013), "6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu'na Göre Kısmi Bölünme İşlemi: Kurumlar Vergisi Kanunu ile Karşılaştırılması ve Muhasebeleştirilmesi", Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi, Cilt 9, Sayı 18, s. 255-281. Aynı yazarların bu çalışması, kısmi bölünmeyi tam bölünmeyle karşılaştırmalı olarak ele almakta ve devredilen varlıkların kayıtlı değer üzerinden muhasebeleştirilmesinin, kanundaki vergisiz bölünme koşuluna ve işlemin amacına daha uygun düştüğü sonucuna varmaktadır.
 

Altınok, D. (2025), "Kurumlar Vergisi Kanunu Kapsamında Kısmi Bölünme: Tür Bölünmesi mi, Faaliyet Bölünmesi mi?", Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 29, Sayı 4, s. 2111-2132. Güncel tarihli bu çalışma, kısmi bölünmede üretim ve hizmet işletmesi kavramlarının kanunda tanımlanmamış olmasından doğan belirsizliği, lafzî ve sistematik yorum yöntemleriyle değerlendirmekte; düzenlemenin tarihsel gelişimini de ele alarak kısmi bölünmenin sınırlarına ışık tutmaktadır. Çalışma doğrudan tam bölünmeyi konu almasa da, iki müessese arasındaki sınırın ve gayrimenkullerin kısmi bölünme kapsamından çıkarılmasının arka planını anlamak açısından tamamlayıcı niteliktedir.
 

Bu üç çalışma birlikte değerlendirildiğinde, akademik literatürün tam bölünmeyi külli halefiyet esasına dayanan, bölünen şirketin sona ermesini gerektiren ve buna karşılık varlık türü bakımından kısmi bölünmedeki gibi bir sınırlama içermeyen bir yeniden yapılanma aracı olarak konumlandırdığı görülmektedir.
 

IV. Değerlendirme: Tek Gayrimenkulün Ayrı Bir Şirkete Çıkarılması
 

Yukarıdaki kanuni çerçeve, idari açıklamalar ve akademik değerlendirmeler birlikte okunduğunda, aktifinde tek bir gayrimenkul bulunan bir şirketin bu gayrimenkulü ayrı bir şirkete çıkarması iki farklı sonuca bağlanmaktadır. Şirketin kısmen faaliyetine devam edip yalnızca gayrimenkulü ayırması isteniyorsa, bu 1 Ocak 2024 sonrasında kısmi bölünme yoluyla mümkün değildir. Buna karşılık şirket, tüm malvarlığını iki veya daha fazla şirkete paylaştırarak tasfiyesiz şekilde sona ermeyi kabul ediyorsa, tam bölünme yoluyla gayrimenkul, kayıtlı değer üzerinden ve vergisiz olarak ayrı bir şirkete devredilebilir.
 

Bu senaryoda uygulamanın çerçevesi şöyledir: bölünen şirketin gayrimenkulü bir şirkete, geri kalan varlık ve borçları ise en az bir başka mevcut veya yeni kurulacak şirkete devredilir. Bölünen şirketin ortaklarına devralan şirketlerin sermayesini temsil eden hisseler verilir ve bölünen şirket ticaret sicilinden silinir. İşlem, Kanun'un 19 ve 20'nci maddelerindeki şartlara uyulması kaydıyla kurumlar vergisinden istisna tutulur ve yalnızca bölünme tarihine kadarki kazançlar vergilendirilir.
 

Sonuç
 

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19 ve 20'nci maddeleri ile 1 seri no'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin ilgili bölümleri birlikte değerlendirildiğinde, tek bir gayrimenkulün vergisiz şekilde ayrı bir şirkete çıkarılmasının, 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren yalnızca tam bölünme yoluyla mümkün olduğu görülmektedir. Bunun temel nedeni, gayrimenkullerin 7456 sayılı Kanun'la kısmi bölünme kapsamından çıkarılmış olması ve tam bölünmede kısmi bölünmedeki işletme bütünlüğü şartının aranmamasıdır. Akademik literatür de bu ayrımı destekler biçimde, tam bölünmeyi külli halefiyet esasına dayanan ve şirketin tasfiyesiz sona ermesini gerektiren kapsamlı bir yeniden yapılanma aracı olarak tanımlamaktadır. Uygulamaya geçilmeden önce, somut durumun özelliklerine göre devir alacak şirket kurgusu iyi ayarlanmalıdır. 

 

 

Macun Mah.190 Cad Gimat Gıda Toptancılar Sitesi N:343 Yenimahalle/Ankara T: 0(312) 395 9588 E-Mail: muhasebe.kemal_irgi@hotmail.com

 

 

 

 



PRATİK BİLGİLER

» Amortisman Sınırı
» Vergiden Müstesna Yemek Bedeli
» Emlak Vergisi Oranları
» Fatura Düzenleme Sınırı
» Kıdem Tazminatı Tavanı
» Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel

FAYDALI LİNKLER

TCMB DÖVİZ KURLARI

HAVA DURUMU

SİTE SAYACI


Ziyaretçi Sayımız: 23706